Kalabalık nüfustan dolayı ortaya çıkan insan yoğunluğuna karışan şaşırtıcı çokluktaki rikşalar, bu şehrin vazgeçilmezleri. Renkli görüntüleri ve trafikteki hareketliliklerine eklenen korna sesleri ile bu şehire hakim olan bir görüntü veriyorlar. Şehrin her saatinde oradan oraya koşuşturan, söz dinlemeyen yaramaz çocuklar gibiler. Trafik ışıklarının az olduğu ya da çalışmadığı bazı yerlerdeki riska hareketliliği, görülmeye değer. Rikşalar, üç tekerlekli bir motorsiklet. En önde rikşayı süren kişi oturuyor. Hemen arkasında üç kişinin oturabileceği yer var; en arkada da üç kişilik yer, ama buradaki yolcular gidiş istikametine ters oturmak zorundalar.
Lahor da Gazneli'lere ait olan eserler yok olmuş, ancak Türk Babür dönemi eserleri, ayakta kalmıştır. Seyahatim sırasında gördüklerimden Lahor’un, Pakistan’daki en çok önemli tarihi esere sahip şehir olduğu kanaatine vardım. Bu eserlerin büyük bir kısmı ve en görkemlileri, Türk Babürler zamanında yapılmış eserlerdir.
Lahor, zengin kültürel geçmişi ile birçok anıtsal esere ev sahipliği yapan bir şehir. Bunların en başında da Badshani camisi ile Vezir Han camisi geliyor. Ben de, bu nedenle Lahor ile ilgili bu ilk yazımda önce bu iki muhteşem yapıdan söz etmenin uygun olabileceğini düşündüm.
İlk mimari eserimiz, Badshani camisidir. Lahor kalesinin karşısına inşa edilmiştir ve kale ile arasında bir bahçe bulunmaktadır.
Caminin avlusuna görkemli bir kapıdan girdiğimde ilk gördüğüm, çok ama çok büyük bir avlu ve gösterişli cami idi. Şaşırtıcı derecede görkemli bir şekilde inşa edilmiş bu cami, kesinlikle Pakistan’ın sahip olduğu değerlerin başında gelir.
Üç adet gösterişli kubbesinin görüntüsünden etkilenmemek elde değil. Giriş kapısının ve ana binanın iki tarafında bulunan ve göğü delip geçercesine yükselen minarelerinin bu görkemli görüntüye katkıları, tartışma yaratmayacak kadar uyumlu. Bu yüksek minarelere ilaveten ana binanın dört köşesine boyları daha kısa ve nisbeten küçük dört adet ilave minare de yapmışlar. Binanın ana giriş kapısının üzerindeki iki küçücük, sembolik olarak yapılmış minarecikleri de ilave edersek bana göre camide toplam olarak on minare var. Ne kadar çok değil mi?
Bu şaşkınlık geçince caminin Delhi’deki Cuma camisine benzerliğinin farkına vardım. Benzerlik var ama aynısı değil. Gözüm alışınca ikisi arasındaki farklılıklar dikkatimi çekebiliyor. İkisi de büyük ve ikisi de baş yapıt olacak kadar görkemli. İkisi de, dünyanın en büyük camilerinden ve her türlü takdiri hak ediyorlar.
Badshani camisinin avlusu, 100 bin kişinin aynı anda namaz kılmasına imkan verecek büyüklükte. Bu kadar genişlikte avlusu olan ve bu kadar büyük, görkemli inşa edilen caminin içerisinin de çok geniş olacağını düşünmekten kendimi alamadım.
Bu düşünce ile caminin içine girdiğimde şaşkınlığım arttı. O da ne? İçerisi, son derece küçük. Binanın bir tarafından diğer tarafına uzanmış sanki bir koridor. Yani bizdeki camiler gibi geniş iç mekan yok. Bunun da nedeni de, Pakistan’daki iklim koşullarının dış mekanda namaz kılınmasına uygun olduğu.
Caminin gece aydınlatması ise görülmeye değer. Güneş batarken ki kızıllık ile aydınlatılmış kızıl kiremit duvarların uyumundan kaynaklanan manzaraya beyaz mermerden inşa edilmiş üç adet kubbenin parlayan inci tanesi gibi görüntülerinin beraberliği muhteşem. Ortaya çıkan manzarayı al evdeki duvarına as. Yüksek bir yerden seyrettiğimiz bu doyumsuz görüntüye hayran kalmamak mümkün değil.
Cami, 1993 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmeye hak kazanmıştır.
Gerek yazdığı eserlerle gerekse ülkenin bağımsızlık mücadelesindeki önemli rolüyle Pakistan’ın milli şairi ünvanını alan Muhammed İkbal’in (1877-1938) cami kapısının hemen sol tarafında bulunan kabri, bu camiyi diğerlerinden ayıran bir özelliktir. Türbenin giriş kapısının iki tarafında askerler, saygı nöbeti tutmaktadır.
Vezir Han camisi, kentin merkezindeki “Eski Lahor” olarak isimlendirilen bölgesinde tüm ana yollar ve çarşıların birbirine bağlandığı hayli startejik bir konuma inşa edilmiştir.
Cami, asırlar öncesindeki doğallığını bu güne kadar koruyabilmiş ender tarihi eserlerden birisidir. Eski kentin surları içinde kalan cami, etrafını saran tarihî evler, dükkânlar ve dar sokaklarla birlikte yüzyıllar öncesini çağrıştırıyor.
Vezir Han camisinin avlusuna yine gösterişli bir kapıdan geçerek giriyorum. Karşılaştığım çok büyük avludan dolayı hiç şaşırmıyorum. Artık biliyorum ki Pakistan’da cami avluları, geniş ve iç mekanlar dar.
Avlunun kenarlarında bulunan dört adet sekizgen minareler, zaten mükemmel bir görüntüye sahip olan camiye daha da görkem katıyorlar.
Caminin iç mekan süslemelerinde bulunan hat sanatları, geometrik şekiller ve çiçek süslemeleri ustaca harmanlanarak ortama sihirli bir hava vermişler. Tabii ki bu süslemeler tek tek düşünüldüğünde başlı başına birer şahaserler; ama bunları harmanlayarak göze hoş gelen bir görünüm haline getirmek baş döndürücü.
Türk Babür İmparatorluğu, Şah Cihan’ın hüküm sürdüğü dönemde inşa ettikleri eserlerle başta Taç Mahal olmak üzere zirve noktasına ulaşmıştır. Vezir Han camisi de, bu görkemli dönemde parlayan Türk sanatının yıldızlardan birisidir.
Vezir Han Camii, Türk Babür döneminden kalma en güzel mozaik fayans örneklerini bünyesinde barındırmakta olup bunlar caminin yapısına benzersiz bir boyut kazandırmaktadır
UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesi’nde bulunan cami, eyvan mimarisi, avlusundaki havuzu, yapımında kullanılan küçük kiremitlerin oluşturduğu kırmızı görüntüsü, sekizgen minareleri, yan yana sıralanan kubbeleri ve büyük kapısıyla klasik Türk Babürlü mimarisinin bütün özelliklerini taşıyor.
Camiyi, Hindistan ve Pakistan’daki diğer Türk Babürlü camilerinden ayıran en belirgin özellik, minare, iç kubbe, kapı ve pencereleri süsleyen ve dünyada eşine rastlanmayan çini ve seramikleridir. Duvarları süsleyen çinilerdeki canlı renklerin uyumu, ince işçilik ve kaligrafileri camiyi ziyaret edenlerin ilgisini çekiyor.
Bugünkü görkemli görüntüsü ile yalnızca bu günün değil gelecek zamanların da insan oğlunun yarattığı en büyük eserlerden birisi olacağına inanıyorum.
Lahor’da gördüm eserlerle ilgili olarak yazılacak çok şey var. Gördüğüm diğer eserlerle ilgili bilgileri bundan sonraki yazımda anlatmaya devam edeceğim.
Hoşça kalınız.
olay.salcan@gmail.com
https://olaysalcan.blogspot.com/
Fotoğraf Galerisi: