#unesco etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#unesco etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mayıs 2020 Perşembe

Nemrut Dağı

Bahar mevsimin en güzel rotalarından bir tanesini Mezopotamya’yı yani sizlerin adını
Güneydoğu Anadolu diye bildiği bölgeyi gezecek ve görecektik; evlerimize kapanmamış olsaydık…

Bereketli Hilal içerisinde birçok misafirimizle günlerce süren gezilerimiz oldu. Bu gezilerimiz içinden Nemrut’u biraz anlatmak istiyorum.
Türkiye’de iki Nemrut Dağı var. Birincisi hepimizin bildiği üzere Dünyanın sekizinci harikası olarak adlandırılan Adıyaman’daki Nemrut Dağı diğeri ise Tatvan’da bulunun volkanik oluşumlu (stratovolkan) Nemrut Dağı. İkisini karıştırmamak gerekiyor. Bu paylaşımda Adıyaman’da ki Nemrut Dağı’ndan bahsedeceğim.
Adıyaman’ın 85 km doğusunda, Kahta ilçesinin, Karadut Köyü’nde bulunmaktadır. Birçok yerden görünen tepesi üzerinde Kommagene Krallığı’na en parlak çağını yaşatmış olan Kral I.Antiochos’un tümülüsü(mezarı) bulunmaktadır. 2150 metre yükseklikte bulunan tümülüs sadece bir mezarlık değil aynı zamanda doğu- batı üzerinde kurulan ibadet alanları ile bir kült merkezdir. (Tapınma alanı)





Bir Krallık hayal edin bir yüzü doğu bir yüzü batı. Kökenleri bir taraftan Pers diğer taraftan Makedon olan bu krallık, tanrılarını da dinin düzeninde yoğurmuş. Antiochos’un mezarına kadar tırmanırken göreceğiniz Tanrı başları Yunan Mitolojisi içerisinde anlatılan Tanrılardır. Fakat üstleri tıpkı bir Persli gibi giydirilmiş Tanrılar...
Güneşin doğuşunun ve batışının en güzel halini, hava koşulları uygun olursa (şansınız varsa) Nemrut’ta izlenir.








Tempo Tur ile çok sayıda Mezopotamya turu yaptık ve güneşin doğuşunu veya batışı Nemrut’a izledik. Sizlere Nemrut’a çıkarken yada gruplarımızla bölgede çektiğimiz fotoğraflardan bir bölümünü paylaşacağım. Görmeyenleri, tekrar görmek isteyenleri sonbahar aylarında yapacağımız Güneydoğu Anadolu Turlarımıza bekliyoruz. Tarihi, kültürü, doğası ve mutfağı ile bölge sizlere her konuda unutamayacağınız anlar yaşatacaktır. 
Sağlıkla kalınız...

Yazı ve fotoğraflar: Emine Gökçe

12 Ocak 2018 Cuma

YÖREMDE VE ÜLKEMDE GEZGİN OLMAK

“Korumak İçin Tanımak Lazım''
Gezginlere, turizmin ziyaretçi sayısı ve yabancı kavramlarla oluşturulan anlatımlar dışındaki gerçek anlamının, yaşamımızdaki yerinin tanıtılması bilinçli seyahat acenteleri ve rehberlerle gerçekleşebilecektir. 

Son istatistiklere göre 10 milyon kişiyi geçen yurt içi seyahat alışkanlığında paket tur katılımlarının artması kişisel memnuniyet yanında gerçek bir gezginlik alışkanlığının oluşmasına ve yöresel tanıtım ve ekonomilere de katkı sağlayacaktır. 

Özen gösteren seyahat acentelerinin düzenlediği turların katılımcılara kamuoyunda turizmin gerçek anlamının belirlenmesine sağladığı katkıya TEMPO TUR un Safranbolu-Amasra- Cide Yılbaşı Turunda bir kez daha tanık olduk. 
Akılda kalıcılık unsurlarını çok iyi değerlendiren Rehberimiz Emine GÖKÇE'nin konusuna hakim anlatımı ile Yerel Değerler, Farkındalık, Dünya Mirası, Evrensel Değer, Yerel Koruma ve Benimsenme gibi temel anlayışlarda kaybedilen zamana karşı tarihten gelen sorumluluklarımızı nasıl yerine getirebileceğimizi de gerçek bir rehberin özenli tanıtımları kapsamında yaşadık. 

Dünya Mirası Safranbolu 
ASUAN Barajının yapımı sırasında 1959 yılında UNESCO'ya yaptığı başvuru ile Dünya Mirası kavramını ilk kez gündeme taşıyan ve bu anlamda yer edinen Mısır'ın ötesinde katkılar sağlama imkanı olan ülkemizin model ithal etmek yerine üyesi olduğu kuruluşlara, daha önceleri yaptığı gibi, evrensel modeller sunması yoluna gitmesi gerekiyor. 

Safranbolu'daki Osmanlı devri kentleşmesi sürdürülebilirlik, kavramına yüz yıllar önce “yaşayanların bütün ihtiyaçlarını ve zamanı dikkate alarak '' yaşam döngüsü özelliği kazandırmıştır. Yapıların temel anlayışı olan “Komşunu ve Geleceğini Düşünerek Yaşa“ kavramlarının bir kentsel kimlik olarak yansıdığı Safranbolu'nun “Sürdürülebilir Mimari Düşünce ve Malzeme“ ile de desteklenen farkındalıkları ifade eden “Korumanın Kenti“ tanımlamasının tüm ülkede örnek alınması anlayışının gelişimi açısından yer vermek istiyorum. 


Refahı ve Yaşamı Paylaşmak 

Burada, izlerini tarihten ve geleneğimizden alan gerçek huzurlu kentlerde refahın ve yaşamın paylaşım anılarını yaşarken Han'la Kervansaray, Arasta ile Bedesten arasındaki farkları da görebiliyorsunuz.

Bu bağlamda gezimiz sırasında rehberimizin “Ekonomik ve toplumsal düzenin birer parçası olan kentlerin arasında ortak özellikler bulunmasına rağmen kendilerine özgü kimlikleri de vardır. Bu nedenle kentlerde kültürlerinden gelen ve fark oluşturan yöresel dokuları korunmasına özen gösterilmelidir '' Vurgusunun tüm gezilerde ön plana çıkarılmasının önemini yabancı modellerle çözüm aranmasının bünyemizle bağdaşmayacağının bilincine varılması tespitimle tamamlamak istiyorum. 

Safranbolu 1994 yılından beri Dünya Kültürel Miras Listesi'nde yer alıyor. Safranbolu'daki diğer sürdürülebilirlik örnekleri arasında Güneş saati ve Muvakkithane, “evinizde ve yolunuzda vaktiniz sizinle olacak '' müjdesi ile Sadrazam İzzet Mehmet Paşa'nın yaptırdığı tarihi saat Kulesi, Türkiye'nin elle kurulan 200 yıllık tek meydan saatini her hafta ayarlayan Saatçi İsmail Amca ve yanındaki Kent Tarihi Müzesi sayılabilir. 
www.safranboluturizmdanismaburosu.gov.tr

        (Safran)


Gün Batımında Konser 
Karadut şerbeti ile kahve içebileceğiniz Amasra'da, özgün lokum, safran ürünleri yanında Ceneviz Kalesinde Ongunların (armaların) önemini tanıyabilirsiniz. 
Daha önce yaptığımız Amasra Gezisinde aramızda olanlar Karadeniz'de gün batımının en güzel izlenebileceği yerlerden biri olan Amasra'da geçmiş yıllarda gün batımı izlenirken belediye bandosunun şehir parkında konser verdiğini söylemişlerdi. Yaşatılması gereken bir gelenek olarak hatırlatmak istedim. 
http://m.turizmhaberleri.com/?type=detay&type2=mansethaberler&id=17421


Yeniden düzenlenen Amasra Müzesi ise, Sevda YILGAZ'ın İstanbul'da açılan TRUVA Sergisi sırasında vurguladığı Truva'nın Anadolu bütünlüğü içeresinde ele alınması yolundaki görüşlere de destek veren yönleri ile gerçekten kutlanması gereken bir düzenlemeye ve gezilmesi gereken bir öneme sahip.
www.muze.gov.tr/tr/muzeler/amasra-muzesi 



Yol Anıtı 
Amasra gezimiz kitabelerinde, ''Devletlerarası barışın ve dostluğun anısına, İmparator Germanious'un yüceliği için Gaius Julius Aguilla dağı yardı ve bu dinlenme yerini kendi özel ödeneği ile yaptırdı '' ifadelerinin yer aldığı Anadolu'daki Tek yol anıtı olan KUŞKAYASI Anıtı ile tamamlanıyor. 

Kuşkayası Anıtı, Romalıların yollara ve ulaşıma verdiği önemi anlatan Kudüs'ten getirildiği söylenen İstanbul'daki Milion taşının bulunduğu yerin, “Bütün Yollar Roma'ya çıkar“, sözünün İstanbul'u işaret etmesi gibi konuların ve Anadolu'daki benzer anıtların ele alınması için bir başlangıç noktası olmalıdır. 

Ongunlar ve Panoların Önemi 
Ülkemizin genelinde Tarihi eserlerin tanıtımında kullanılan tanıtıcı panoların bakımsızlığı burada da karşımıza çıkıyor. Kalenin girişinde bulunan ve 4 önemli sponsorun adının yer aldığı tanıtım panosu Müzenin özeninden sonra hayal kırıklığı yaratan bir görünüme sahip. 

Yüzyıllara meydan okuyan kitabeler ve taşlara işlenen ongunlar halen ilk günkü işlevlerini sürdürürken günümüzde bu tür tanıtım levhalarının yeniden değerlendirilmesi gereken önemini koruyor. 
60 Yıl Sonra Cide 
Amasra'dan başlayan Sahil yolunun sunduğu güzellikleri bahar ve yaz aylarında yaşamanın daha keyifli olacağını düşündüğüm Cide yoluna çıkıyoruz. Seyahat Acentelerinin tur programlarında çok nadir olarak yer alan, İlkokula başladığım Homeros'un İlayda'sında yüksek kültürlü insanların yurdu olarak anılan ve 3000 yıldır bu özelliğini devam ettiren Cide'de 60 yıl sonra öğlen yemeği süresinde de olsa tekrar bulunmaktan mutlu oldum. 
GİDEROS Koyu ile sahile inen bu yamaç yolu ve Cide 11 Km'lik doğal plajları ile güzel bir tatil seçeneğinin gün batımı ve mehtapla tamamlanacağı imkanlar arasında yer almalı. Şenpazar üzerinden Kastamonu'ya ulaşılan yol da anılarımın tamamlanmasına katkı sağlıyor. 

TEMPO TUR ve DIAMOND Otel 
3 gün süren, 800 km. Yol ve 30 saati bulan tanıtımdan oluşan uzun bir geziden keyifle ve izlenimlerle dönmemizi sağlayan bizleri konukları olarak gören TEMPO TUR'a, özenle seçilmiş ekibine ve Amasra DIAMOND Oteline teşekkürlerimizle. 

* Bu tanım ve sunumları için Refik KUTLUER'e teşekkürlerimle.
www.turizmhaberleri.com/koseyazisi.asp?ID=3726